31 Mayıs 2016 Salı

Akvaryum Tarihi

Akvaryum, bir evin bir ofisin veya sosyal bir ortamın güzel bir dekoru olabilir. İnsanlar her zaman farklı bir dünyanın yaşam sürecine ilgi duymuştur. Bu ilgi sayesinde insanın merakı sürekli olarak yükselmekte ve belli bir potansiyel zevk/hobi  haline gelmektedir. 

Su hayatı insanların çok fazla bilgisinin olmadığı komplike bir dünyadır. Her bir koşulun bir başka koşulu tetiklediği bambaşka hayal ötesi bir hayatın sürdüğü tarifsiz bir yaşam ortamıdır. Bu ortamda atmosferik olmayan canlıların bulunduğu ve ehlileştirme gibi bir terimin çok nadir kullanıldığı bir hayat söz konusudur. Her canlı belli koşullar altında yaşamakta ve bu yaşam koşullarının değişimlerinde hemen tepki gösteren ilginç ve bir o kadar da gizemli bir dünya yer almaktadır. İşte insanlarında ilgisi tam bu noktada büyük bir patlama yapmaktadır. Bu sürecin izlenmesi aslında insanın farkında olmadan amatörce bir deneyin içine girmesine de kapı açmaktadır. 

İnsanlar doğada gördükleri ve hoşlarına giden doğanın bir parçasını mutlaka evlerine götürmek için uğraşırlar. Düşünmeden doğal ortamından ayırırlar. Bu bir çiçek olabilir, bir sebze olabilir, bir hayvan olabilir, bir taş olabilir... Örnekleri sıralamak sizin hayal gücünüz ile sınırlı... Böylelikle bir yeni yaşam mücadelesine de merhaba derler (tabi bu bilinçli bir birey için geçerli). almış oldukları canlı bir yaşam formu ise onun yaşam şartları ve gereksinimlerini karşılamak için uğraşırlar. İşte deneyimizde bu noktada başlar. 

İnsanlar su yaşamına bu denli ilgi duymaları daha önce de bahsettiğim gibi tamamen farklı bir yaşamın olması ve hiç bir bilginin tam olarak bilinmemesi nedeni ile olmaktadır. çünkü insan bildiği bir şeye ilgi duymaz. ilgisi o şey/konu hakkında yeterli bilgi elde edene kadar sürer. İnsanlar sürekli olarak yeni su canlıları keşfetmekte ve ilgileri halen devam etmektedir. Bu ilginin işlendiği yaşamın devam ettiği ortama fiziksel olarak akvaryum denilmektedir. Akvaryum kelimesinin kökeni Latince su anlamına gelen aqua sözcüğü ile yer, bina anlamına gelen -rium son ekinin birleştirilmesiyle oluşan aquarium kelimesidir.
Akvaryum, çoğunlukla cam ya da yüksek dirençli plastik gibi saydam malzemelerden yapılan, genellikle balık olmak üzere, bazen de omurgasızlar ve ayrıca amfibyumlardeniz memelileri ve sürüngenler gibi suda yaşayan bitki ve hayvanların tutulduğu ve daha çok bu canlıların sergilenmesi amacıyla kullanılan içi su dolu, küçük bir cam kavanozdan büyük su tanklarına kadar geniş bir yelpazede yer alan kap ve yapılara verilen genel addır. 

Kapalı ve yapay ortamlarda balık bakılması, tarihi çok eskilere dayanan bir uygulamadır. Antik uygarlıklardan Sümerlerin, yakaladıkları balıkları yemek için hazırlamadan önce havuzlarda tuttukları bilinir. Koi ve japon balığının sazan balığından türetilmesine yaklaşık 2000 yıl önce başlandığı sanılmaktadır. Mısır’da Oxyrhynchus kazı alanında bulunan kalıntılarda Eski Mısır sanatına ait, dikdörtgen tapınak havuzları içinde kutsal balıkların beslenmesine dair çizimlere rastlanmıştır. Birçok kültürün tarihinde hem işlevsel hem de dekoratif nedenlerle balık beslendiğine rastlanır. Çinliler, Song hanedanı döneminde büyük seramik kaplar kullanarak Japon balıklarını iç ortama taşımıştır.
İlkel akvaryumlar; İçinde bulunan balıkların gözlemlenebileceği, saydam ve kapalı bir su tankından oluşan, içeride tutulabilecek bir akvaryum fikri, görece yakın geçmişte ortaya çıkmıştır ancak bu gelişmenin tam tarihini bulmak oldukça güçtür. 1665 yılında günceleriyle tanınan Samuel PepysLondra’ da "bir su kabında tutulan ve orada yaşayabilen, üzerinde yurtdışından getirildiği yazan oldukça ender rastlanan bir güzelliğe" rastladığını yazar. Peppys’in gördüğü balık büyük olasılıkla o zamanlar Doğu Hint Şirketi tarafından ticareti yapılan, Çin’in Kanton bölgesinde Guangzhou’ da bulunan bir bahçe balığı olan cennet balığıydı (Macropodus opercularis). 18. yüzyılda biyolog Abraham TrembleyHollanda’da bulunan hidraları incelemek amacıyla büyük camdan silindirlerde tutmuştur. Suda yaşayan canlıların cam kaplarda beslenmesi kavramı bu döneme dayanmaktadır.
1851 yılında Büyük Fuar’da dökme demirden çerçeveler içinde süslü akvaryumların yer almasından sonra Birleşik Krallık’ta akvaryumda balık beslemek yaygın bir hobi haline gelmiştir. Çerçeveli camdan yapılan akvaryumlar 1830’ larda uzun deniz yolculukları sırasında egzotik bitkileri korumak için Britanyalı bahçıvanlar için geliştirilen sırlı Ward kasasının özel bir çeşidiydi. 19. yüzyıl akvaryumlarının metal alt paneli sayesinde içindeki su altında yakılan ateş ile ısıtılabiliyordu. Akvaryuma ilgi konusunda Büyük Britanya ile yarışan Almanya’da yüzyılın başında Hamburg, Avrupa’ya birçok yeni akvaryum balık türünün giriş noktası olmuştur. I. Dünya Savaşı’ ndan sonra yerleşim yerlerine elektrik verilmesinden sonra akvaryumlar daha da yaygınlaştı. Elektrik ile birlikte yapay ılıtma, havalandırma, filtreleme ve ısıtma gibi akvaryum teknolojisi büyük ilerleme kaydetti. Hava taşımacılığı ile birlikte birçok uzak bölgeden yeni türlerin getirilmesi akvaryumda balık beslemeye ilgi duyanların sayısının artmasını sağlamıştır.
Dünya çapında yaklaşık 60 milyon kişinin akvaryumda balık beslediği ve daha fazla sayıda akvaryum bulunduğu tahmin edilmektedir. Özellikle AvrupaAsya ve Kuzey Amerika'da akvaryum hobisi yaygındır. ABD’de akvaryum sahiplerinin %40 gibi önemli bir çoğunluğunun iki ya da daha çok akvaryumu bulunmaktadır.
Günümüzde halen büyümekte olan bir sektör olarak karşımıza çıkan bu dünya biz insanları halen şaşırtmakta ve ilgimizi çekmektedir.